Bırak, sarabilecekse sarsın elleri
boşluğu.
Tutma kanatlarından!
Özgürlüğünü ver ona.
Savrulsun her parçası başka başka
anlamsızlıklara.
Görsün tüm cüretkarlığıyla şu üç beş
kuruşluk yaşamı,
O da kirletsin herkes gibi bu aşk denen
ilahi makamı.
Nemli toprakların susuz kalmış tohumu
gibi zerrelerinde hissetsin eksikliği.
Ya da tatsın gözleri hesapsızca günah
işlemişliği.
Dilini yaksın onun da dudaklarında
tutamadığı sözlerin edepsizliği.
Ruhunun kamburluğuyla ödesin dik
duramayışın bedelini.
Savaşçı kimliği arttırsın ölüm
meydanlarında yüreğinin
titreyişlerini.
Masaya hayatını koyan Kumarbazın
gözlerinde bulacak zaten gerçek
benliğini.
İşte tam da o zaman anlayacak
kaybedip kaybetmediğini.
