Posted on: Şubat 9, 2026 Posted by: Hukukçu Geyiği Editör Ekibi Comments: 0

   Mütemadiyen gelişen teknoloji çağında yapay zekâ uygulamaları, hayatımızın içine oldukça entegre olmuş durumdadır. Bunun bir sonucu olarak hayatın her alanını etkilediği gibi meslekleri de etkilemiştir. Hukuk da söz konusu durumdan hatırı sayılır derecede etkilenen ve sonucunda da akıllarda birçok soru işareti bırakan bir alan olmuştur. Bu bağlamda hukuk-yapay zekâ ilişkisinden bahsetmek, aralarındaki etkileşime genel bir bakış sunmak amaçlanmaktadır.

  Tabii konuya girmeden önce yapay zekânın gelişim seyrinden bahsetmek yerinde olacaktır. Yapay zekâ tarihi, 2 farklı form ile özetlenebilir. İlk formu sadece belirli komutları uygulamaya yönelikken ikinci formu zamanla insan zekâsınınçok yönlülüğünde ve bütünlüğünde harmanlanarak insan benzeri bilişsel yeteneklerle donatılmış bir hâle bürünmüştür. 

  Yapay zekâ tarihinin mihenk taşlarından biri olan, İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere’de bulunan Bletchley Park’da%75’i kadın olan bir ekip; Nazi Almanyası’nın Engima ve Lorenz şifrelerini çözmeye yarayacak makineler tasarlayarak programlanabilir bilgisayar adına önemli bir adım atmıştır. Söz konusu bu makineler aslında yapay zekânın ilk formunu yani sadece komutları uygulayan formunu temsil etmekte ve bu forma esaslı bir örnek teşkil etmektedir. 

  2016 yılında Güney Kore’de GoogleDeepmind’ın geliştirdiği yapay zeka programı olan AlphaGo; oldukça karmaşık bir yapıya sahip olan, içinde muhtelif olasılıklar barındıran, muhakeme yeteneğini oldukça gerekli kılan Go oyununda dünyaca ünlü profesör Go oyuncusu Lee Sedol ile olan müsabakasında 5 maç üzerinden 4 galibiyet 1 mağlubiyet ile kazanan taraf olmuştur. Ve AlphaGo bunu gerçekleştirirken diğer yapay zekâ sistemleri aracılığıyla derin öğrenme temelinde otonom bir öğrenme sağlamıştır. Bu noktada da yapay zekânın günümüz modellerinde ikinci formda olduğunu görmekteyiz. 

  Yapay zekâ tarihinden kısaca bahsetmiş ve örneklendirmiş olmakla beraber, artık yapay zekânın hukuka müteallik etkilerini inceleyebiliriz. Bu etkileri hem pozitif anlamda hem de negatif anlamda görmekteyiz. Yapay zekâ sistemleri; hukuki araştırmalar, bilgi taraması ve tasnifi, zaman yönetimi gibi konularda kullanışlı fırsatlar sunar. Derin literatür taramalarıyla kapsamlı ve hızlı erişim sağlarken zamanı etkili ve verimli kullanmayı da sağlar. Kararların alınması ve temyiz süreçlerinde, davayla ilgili içtihat aramalarında örnekler ve öngörüler öne sürmek gibi mahkeme süreçlerinde etkin bir role sahip olmakla birlikte gittikçe gelişerek bu süreçlerin temelinde olacağı beklenmektedir. Yine aynı şekilde sözleşme hazırlama, dilekçe yazma, hukuki soruları yanıtlama, belge hazırlama, hukuki süreçleri yönlendirme kapsamında da hukuka ve hukukçulara katkıları görülmektedir. Ancak ne yazık ki yapay zekânın hukuk adına barındırdığı birtakım tehlikeler de vardır. 

  Şimdi de biraz negatif etkilerden bahsedelim. Yapay zekâlara girilen promptlar, diğer algoritmalar aracılığıyla yeniden üretilerek farklı alanlarda kullanılır. Bu anlamda kişisel bilgiler, münferit olaylar başka insanların araştırmalarına, alternatif uygulamalara bilgi kaynaklığı eder. İşte bu kapsamda hem bilgi güvenliği hem özel hayatın gizliliği hem de insan hakları bakımından bir zedelenme ile karşı karşıya kalınabilir. 

  Geçmiş davalar, kararlar, emsaller ve veriler üzerinden gelişime sahip olan bu mekanizmalar; söz konusu verilerdeki taraflılık, ayrımcılık, haksızlık, adaletsizlik gibi girdileri de karar süreçlerine eklemleyerek ve bu nevi girdileri muhakeme süzgecinden geçirmeyerek ilerleyebilir. Örneğin ırkçılığın yapıldığı eski bir davayı veya adaletsizlik temeline dayanan bir içtihadı verilerinde bulunduran yapay zekâlar, öngörülerinde veya karalarında bu tarz temelleri esas alarak hukuki önyargıları güçlendirme ve hukuk etiklerine aykırıdavranma potansiyeli taşır. Dolayısıyla toplumsal adalet inancı da çöküntüye uğrama tehlikesi yaşar. 

  Bununla beraber, bir hukuki mesele çözümlenirken ve karara bağlanırken duyguların yadsınamaz bir role sahip olması da yapay zekâları zaman zaman kullanışsız hâle getirebilir. Çünkü insan psikolojisinin, duyarlılığının, empatinin değerlendirmeye katılmasını gerekli kılan noktalarda yapay zekâlar eksik kalabilmekte ve bir insan zekâsına karşılık gelememektedir.

  Bir de yapay zekânın sorumluluğuna dair birtakım soru işaretleri vardır. Araştırmacılar; ChatGPT’nin çocuklara uyuşturucu kullanımına veya kendilerine zarar verme yöntemlerine yönelik planlar hazırladığını, kişiye özel intihar mektupları oluşturduğunu tespit etmişlerdir. Bu durumda ChatGPT’ye bir sorumluluk yükletilebilir mi diye düşünülmektedir. Veyahut yapay zekâ sistemlerine bir araştırma veya yardım amacıyla yükletilen özel verileri, bu bilgiler ışığında başka kişilerin araştırmalarına cevap olarak kullanan sistem, telif hakkının ihlali gibi kişilik haklarına saldırı da teşkil edebilir. İşte bu durumda da yapay zekânınsorumluluğu önem arz eder. Sorumluluk adına çeşitli çalışmalar yapılmakta ve dahası da beklenmektedir. Calo dabunu destekleyerek “Robotics and the Lesson of Cyberlaw” çalışması ile yapay zekânın hukuk, etik ve sorumluluk anlamında düzenlemeye ihtiyacı olduğunu belirtmektedir.

  Avrupa Parlamentosunun bir çalışması sorumluluk kapsamında düzenlemeye ilişkin bir örnektir. Avrupa Parlamentosu 2017 yılındaki bir çalışmasında yapay zekâsistemlerine “elektronik kişilik” statüsü vermeyi tavsiye etmiştir. Bu kapsamda hem insanlara ve malvarlıklarına verdikleri zarardan sorumlu tutulmaları hem de kendi oluşturdukları eserlerin fikri mülkiyet açısından kime ait olduğunun tespiti planlanmaktadır.

  Peki, gerek avantaj gerek dezavantaj barındıran bu sistem, hukuk hayatında nasıl kullanılabilir? Öncelikle sistem; bir karar verici unsur olarak değil, karar sürecindeki bir yardımcı mekanizma olarak düşünülmelidir. Çünkü duyguları gerektiren, insan zihninin karmaşık örgüsüyle, bağlamıyla ve muhakemesi ile çözümlenmesi gereken komplike hususlarda yetersiz kalacağı sugötürmez bir gerçektir. Oğuz Gökhan Yılmaz da Yargı Uygulamasında Yapay Zeka Kullanımı makalesinde yapay zekânın yargıya katkısı olacağını, hâkime yardımcı olacağını, karar taslaklarını hazırlamada etkili olabileceğini ancak bir karar mekanizmasından uzak kalacağını, etiksel hukuksal çerçevede hâkim portfolyosuna geçmekten ziyade onu destekleyeceğini savunmaktadır. Yapay zeka hukuka entegre edilmeli ve kullanılırken de sürekli şüphe ile yaklaşılarak bilginin temeli, doğruluğu öğrenilerek veri güvenliği ve özel hayatın gizliliği sağlanmalıdır. Sistemler hibrit bir şekilde kullanılarak hem derin hem de güvenilir bilgi kaynaklarına ulaşılmalıdır. 

  Son olarak da Türkiye’de ve dünya çapında yapay zekâ adına yapılan çalışmalara örnek verelim. Türkiye’de yapay zekanın hukukta kullanılmasına yönelik olarak yapılan çalışmalardan biri Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü tarafından, hâkim ve savcıların karar süreçlerinde onlara destek sağlayacak, belge sınıflandırmalarında rol alacak bir yapay zekayı UYAP’ın içine dahil etmesidir. Bununla beraber Avrupa Konseyi ile birlikte geliştirilmeye çalışılan bir “içtihat arama ve öngörü” sistemi vardır. Bu sistemde, davayı kazanma olasılıklarını gösterebilecek bir mekanizma da inşa edilmektedir. 

  Dünya çapındaki çalışmaya da Avrupa Birliği Yapay ZekâYasası (Al Act) örnek verilebilir. 2021 yılında Avrupa Konseyi’nin teklif ettiği yasa, 19 Nisan 2024’te kabul edilerek AB Resmi gazetesinde yayınlanmıştır. Bu yasanın önemi, yapay zekâ hakkında yapılan ilk kapsamlı yasa olmasıdır. Yasa, kademeli olarak hüküm ve sonuç doğurmaya yöneliktir. Yapay zekâ uygulamalarını risklerine göre sınıflandırarak risk bazlı bir yaklaşım gösterir. Yapay zekâ kullanımına daha güvenilir bir alan yaratmak ve insan haklarını korumak adına oluşturulmuştur. AB kapsamındaki her bir şirket için ve bu kapsamda çalışmak isteyen tüm geliştiriciler için bağlayıcıdır. Yasalara uymama ve ihlal durumlarında ise para cezası anlamında müeyyideleri mevcuttur. Yasanın kapsamına hariç tutulan 2 istisnai sistem vardır: Askeri ve ulusal güvenlik alanında kullanılan sitemler ve bilimsel araştırma ve geliştirmelere yönelik çalışan sistemler. İkinci istisnanın altında yatan neden ise bilimsel çalışmaların ve gelişmelerin önüne geçmemek ve onları koruma altına almaktır. Hatta buna bağlı olarak henüz piyasaya sürülmemiş, deneme ve geliştirme sürecinde olan sistemlerde yasanın uygulama alanı dışında tutulmuştur.

  SONUÇ olarak, yaşanan çağ teknolojik çağdır ve bu en gelişmiş biçimde kullanılmalıdır. Gelişmiş teknolojiler, yapay zekâlar artık hayatımızın temelinde var olan ve sürekli olarak büyüyen yapılardır. Onların dezavantajlarını görüp kullanmayı bırakmak değil, doğru kullanımlarını öğrenerek ve en ileriderecede geliştirerek hayatımıza entegre etmemiz esastır. Hukuk ile yapay zekânın doğru yapıdaki artikülasyonu önemli ve gereklidir. Hibrit çalışmalarla derin literatürlere ulaşarak ve doğru promptlarla daha iyi çıktılar sağlayarak bir çalışma ağı sağlanabilir. Düzenlenmiş ve geliştirilmiş yapılarla ve bilinçli bir kullanımla, eğitim ve meslek hayatına da güçlü katkılar sunabilir. 

Kaynakça

Beder, Z. (t.y.). Yapay Zeka Evreleri ve Gelişim Önerileri.https://www.researchgate.net/profile/Zuleyha-Beder/publication/389563599_YAPAY_ZEKA_EVRELERI_VE_GELISIM_ONERILERI/links/67c82de37c5b5569dcb7153e/YAPAY-ZEKA-EVRELERI-VE-GELISIM-OeNERILERI.pdf

Bletchley Park. (2026). Wikipedia: The Free Encyclopedia.https://en.wikipedia.org/wiki/Bletchley_Park

Dönmez, Z. (2022). Yargı uygulamasında yapay zekâkullanımı: Yapay zekâ hâkim cübbesini giyebilecek mi? Adalet Dergisi, (69), 379–415. https://doi.org/10.57083/adaletdergisi.1677361

İçer, Z., & Buluz, B. (2023). [Makale başlığı bilinmiyor]. Social Science Development Journal, 8(41), 1–14.  https://www.ssdjournal.org/index.php/pub/article/download/541/543

Karataş, D., & Coşkun, H. (07 Ağustos 2025). Araştırma: ChatGPT, çocuklara tehlikeli yönlendirmelerde bulunuyor. Anadolu Ajansı.  https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/arastirma-chatgpt-cocuklara-tehlikeli-yonlendirmelerde-bulunuyor/3652805

Yılmaz, O. G. (2021). Yargı uygulamasında yapay zekâkullanımı ve etik sorunlar. Adalet Dergisi, (67), 45–78. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1779680

Ebru DÜZENLİ

Merhabalar, ben Ebru Düzenli. Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2. sınıf öğrencisiyim. Editör ekibinde yer alıyorum. Yazmanın yanı sıra araştırma yapmaya, okumaya, öğrenmeye ilgim var. Canlı olmaya ve gülmeye de bayılırım😇 Dolayısıyla enerjimizin tutacağına inanıyorum. Sizleri de aramızda görmeyi çok isteriz. Umarım çok güzel ve bol sanatlı bir yıl olurr✨🫶🏼

Leave a Comment