Ay göründü dünya artık gitme vaktidir.
Ay göründü ey ayaklarım artık silinme vaktidir.
Gecenin yılgın aksinden kurtulup usul usul
Ey ömrüm dünya döndükçe biraz biraz göçme vaktidir.
Mevsimler geldikçe anlar geçer, anlar geçtikçe anlamak gerekir;
Silinmedikçe kanatan simaları geçmişin, rüyadan kalkmak gerekir.
Rüyalar silinirken gürültülü kâbuslara ağır ağır
Ey ömrüm hayal var oldukça biraz biraz yaşamak gerekir.
Acılı uykularından uyandıkça yüzümüz sevilmeye,
Ağaçların kuru dalları canlanıp menevişlerle süsleninceye,
Kuşlar söylemeye başladıkça şarkılarını sakin sakin
Ey ömrüm titreyen ellerin semaya yönelmeye…
Ey sisli, ey karanlık, ey gri şehir;
Yaşadıkça bir an yaşamayı ve gittikçe gitmeyi unutturan.
Ve ey şehir, ey uzaktaki, ey uğruna şiirler yazdıran,
Yolların yeşili maviye ulaştıran ve kavuştukça
Aşktan kılan hayatı.
Ey şehirler ve anlamları ve
Ey ömrüm anlarsın bir şehirden diğerine giderken yakılan ağıtları.
