Ne olduğunu biliyor musun canımın içi?
Ömrümüzün en güzel yıllarında
Sıkışıp kaldık belirsizlik girdabında
Arafın en sessiz fırtınalarından geçtik
Çöllerde susuzlukla, umutsuzlukla kavga ettik
Canımızı parçalayıp yoldaşlarımıza pay ettik
Onlar bizi yarı yolda bıraksa da
Denizlerde köpek balıkları bekledi bizi
Biz denize ulaşamasak da
Oturup beklediklerinden emindik
Ağızları açık, tuzağa düşürmekten zevk alacaklardı
Bazılarına yem olduk, bazen onların karınlarında
Kör karanlıkta kaldık
Sesimiz yankılandı o kas yığınlarında
Haykırmak da ne fayda!
Sesler duyulmadı diye kime kızabilirim ki?
Göremedim diye ışığa kızabilir miyim ki?
Ama en sonunda ne oldu biliyor musun canımın içi?
Öyle bir yırttım ki o kas yığınlarını
Duyulmayan sesim duyulur oldu
Görmeyen gözlerim görür oldu
Hissetmeyen tenim hisseder oldu
Ben imkansızlıklardan geldim
İmkansızlıklar kızlarına binaen
