SEN

Posted on: Mart 2, 2026 Posted by: Hukukçu Geyiği Editör Ekibi Comments: 0

Dükkanlarının önünden geçerken bakmasın bana, görmeyeyim yeniden diye düşünüyorum. 

Üzülecek halim yok bugün. 

Olabildiğince güler yüzlü, sakin haliyle genç bir kadınla konuşuyor. 

Saçları toplu bugün. Yorgun gibi ama. 

Biraz oyalanıyorum kaldırımda. 

Gözlerini ayırmadan kadından, renk renk asılı elbiseleri gösteriyor. 

(Çevir kafanı.)

(Ben seni hatırladım madem.)

(Sen de gör beni.)

Kadın gidiyor.

Bir şey satamadı. Ama umrunda değil. 

Ya da keyfi kaçıyor. 

Gözleri hep aşağıda. 

(Çevir kafanı.)

Gözleri tezgahta bir şeyleri izliyor. 

Yine ne okuduğunu merak ediyorum. 

Yoksa o gün uzun süre bakıp durduğu fanzini mi aldı? 

Dükkanın ıvır zıvır defterine mi bakıyor böyle dikkatli? 

Sanmıyorum. 

(Kaldır başını artık.) 

Gitmek üzereyim. 

Yağmur başlayacak. 

Kokusu tüm sokağı sarıyor. 

Islanmayı sevmem

(Ama bugün seni gördüm.)

Bugün takmıyorum bunları. 

Yanağıma bir iki damla isabet ediyor. 

Karşıdan gelen yaşlı teyze adımlarını hızlandırıyor. 

(Görmeyeceksin beni.) 

(Kendi dünyana mı gömüldün yine?) 

Hava güzel diye düşünüyorum yine de. 

Tuhaf bir iyimserlik ve cesaret içimi dolduruyor. 

Bir iki adım ilerleyip dükkana giriyorum. 

Gayri ihtiyari kaldırıyor kafasını.  

(Hatırladın mı beni?) 

Bir müşteriye ne söylenmesi gerekiyorsa onları söylüyor. 

Hareketlerinde bir tuhaflık yok. 

(Ben mi garip davranıyorum sana?) 

Gelişigüzel bir iki kıyafete bakıyorum. 

Kız kardeşim için hediye baktığımı söylüyorum ona.

Bir müşteriyle ne kadar ilgilenebilirse o kadar ilgileniyor.  

Benim kararsız kaldığımı anlayınca “ Soldaki daha hoş.” diyor. 

Soldakini alıyorum. 

(Sana böyle bir hediye gelse nasıl mutlu olacağını anlıyorum o sırada.) 

Kapıya yaklaşırken ben, onun yüzünde hafif bir tebessüm var. 

Ben de gülüyorum. 

(Sen daha çok gülüyorsun.) 

Bir çırpıda atıyorum kendimi dışarı. 

(Ne güzel gülüyorsun!)

(Lütfen ele vermiş ol kendini.) 

Yağmur atıştırıyor hala.  

Adımlarımı sıkılaştırarak yapabileceğim en güzel yürüyüşü yapıyorum.  

Mutlu hissediyorum kendimi. 

Tek tük insanlar hoşuma gidiyor. 

Şehrin tüm gürültüsü kulağıma doluyor. 

Ama başka melodiler var kafamda. 

(Kahkahanı duymak istiyorum sonraki sefer.) 

Bu sefer farklı yolları izliyorum. 

Kocaman bir köpek kulübesi bulunan bir bahçeden geçiyorum. 

İçim bir tuhaf. 

Köpeğin içeride olup olmadığını merak edip eğiliyorum. 

(Gülüşünü hatırlıyorum.)

Doğruluyorum tekrar.

(Sen de beni gördün bugün.)

Sena Öykü DUYAR

Merhaba, Öykü ben. Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde lisans öğrencisiyim, bir şekilde okumaya çalışıyorum. Bunun dışında da resime, edebiyata ve sinemaya ilgiliyim.

Leave a Comment