Bazen öylece durmak istiyorum,
Gözlemek istiyorum var olanı, yok olanı
Sadece kaskatı kesilmek istiyorum karanlıkta,aydınlıkta
Ne zaman bana ilişiyor ne ben ona
Uzak olsun benden kolunu kıpırdatmasın.
Bir müzedeki heykel olayım;
İnsanlar geçsin gitsin önümden anlamımı aramadan,
Sorgulamasınlar benliğimi,
Gözleriyle kirletmesinler manzaramı,
Kalabalıklar içinde yalnız olayım,
Işıkları kapatıp gidiversinler üstüme.
Ay vursun penceremden,
Yalnızlığıma anlam katsın ışıltısı.
Ne zaman bana ilişiyor ne ben ona,
Bir ağaç altında durayım mesela,
Hayat burada akıp gitsin ne olur ki,
Suyumu ağacın yapraklarından akan damlalarda bulayım,
Güneşin parlaklığı gözlerimi kamaştırsın,
Kemiklerime kadar yanayım,
Ama kimse görmesin beni,
Sadece rüzgar selamlasın
Ay gülümsesin bana.
Şairin dediği gibi,
Farkında olmasın kimse.
Ne zaman bana ilişiyor ne ben ona,
Zamanın kendisini bile kandırayım,
Meydan okuyayım ayağımdaki asfalta
Yalnızlık merhem bilirsin ya,
Kendinleyken bu bir deva
Zihnimdeki melodiler yetiyor ruhuma,
Bırakmıyolar peşimi bu alemde.
Sarhoş olmuşum melodilerin ahengiyle,
Barınamıyorum ruhumda
Taşıp taşıp duruyorum içimde.
Ne zaman bana ilişiyor ne ben ona,
Kapana kısılı mıyım ?
Açsam bir kapı özgür olacağım.
Rüzgara sarılacak artık ruhum,
Saçlarım havalanacak deryaya,
Adımlayacağım sokaklara;
Her evde kendimi bulacağım.
Ve her kalabalıkta,
Kendi kapılarımı çalacağım.
Ne zaman bana ilişiyor ne ben ona.
