Kabarır günün ortasında kıstırılmış hayallerimiz
Ta ki akşamına uğramadan kalbimizden çekip giderek
Provasız bir oyundu meselemiz, daha ne ki bu?
Cümbür cemaat toplanır, diziliriz bir sıra boyu,
Ertesi güne kalmadan loş ışığa sürükleriz kendimizi.
Fakat aşikar değil miydi kendimizi kandırdığımız,
Yutkunamaz, işitemez bir hale tutunmuşuz.
Daha ne söylenir? bilemiyorum arkadaşlarım. Girdaptan mı çıkmışız, bunaltıya mı kapılmışız?
Toyca bir seçimdi bu zamana kadar yaptıklarımız,
Belki de tesadüftür, dillendirir dururuz.
Esirgemeyiz kendimizi çığlık atmaktan korkusuzca,
Şirk koşarız kuyusunu kazamadığımız o günlere,
Rest çekmeye de bayılırız dünya denen zalime,
Tahammülsüzlüğümüz tavan yapmış, ziyan olmuş,
Ölçüp biçememişiz manasız öncülerimizi…
